Günlük Möö Süt

Günlük Möö Süt
Günlük Çiftlik Sütü

23 Aralık 2016 Cuma

Burrata Peyniri

Türkiye'nin İlk Manda Çiftliğinden Efsane Lezzet Burrata

Manda sütünden elde edilen hakiki Burrata Peyniri ile sofralarınızı şenlendirmeye geliyor!
İyi burrata için iyi manda sütü, iyi süt için iyi manda gerekir. Ülkemizin  en verimli topraklarında serbest dolaşarak beslenen mandalardan sizler için el değmeden otomatik sağım yapılarak manda sütü elde edilir. %100 manda sütüyle üretilmiş Mozzarella ve süt kremasının karışımından oluşmakta, haliyle mis gibi süt kokmaktadır. Dünyanın en iyi taze peynirleri arasındadır. Domates, fesleğen, balzamik sos ve taze ekmek ile mükemmel bir uyum yakalamaktadır. Bu lezzetin tadına mutlaka bakmalısınız.



İtalya’nın güneyinde bulunan Puglia bölgesinden bütün dünyaya yayılan Burrata peyniri, mozzarella peyniri ve kremanın karışımından yapılır. Son senelerde ülkemizde ve bütün dünyada çok tercih edilen bu peynir buzdolabında bekletilip taze olarak oda sıcaklığında servis edilir.



Nasıl Tüketilir?

Kırmızı et veya çok hafif birkaç sebzeyle beraber, hafif zeytinyağı gezdirilmiş ve mutlaka tazeyken servis edilir. Bir kez peynir topu kesilir, yumuşak kremsi karışım tabağa aktarılır.Taze pişmiş ekmek üzerine sürülür ve dikkat çekici  hafif ve hoş  bir tat elde edilir. İpeksi,kremsi ve tatlı bir peynirden yapılan salata kim bilir ne hoştur.

Burrata, mozzarella ve krema ile hazırlanmış taze bir İtalyan peyniridir. Dış kabuk sağlam mozzarella, içeride stracciatella ve krem ​​bulunur, olağandışı, yumuşak bir doku verir. Ayrıca bazı kaynaklar tarafından tereyağı ya da tereyağı ile şeker karışımıyla dolu bir mozzarella kabuğu olarak tanımlanır. Genellikle taze ve oda sıcaklığında servis edilir. Burrata sözcüğü İtalyanca'da "tereyağı" anlamına gelir.

Burrata, İtalya'nın güneyinde Murgia'nın tipik bir ürünüdür. İnek sütü, rennet ve kremadan üretilir. Burrata muhtemelen 1920 yılı civarında yapılmıştır ancak Apulian bölgesindeki Murgia bölgesi Andria şehrinde bulunan Bianchini çiftliğinde yaklaşık 1900 yılına dayanan kökenleri olabilir. 1950'lerde, bazı yerel peynir fabrikaları üretime başladıktan sonra yaygınlaştı ve mozzarella ritagli'sini ("paçavralar" ya da "paçavra" lar) kullanmanın yararlı bir yolu olabilir.

Bir zanaat peyniri olarak kurulan burrata, préulia'yı, Apulia boyunca fabrikalarda ticari olarak üretime başladıktan sonra bile korudu.

Burrata, Amerika Birleşik Devletleri'nde, özellikle de İtalyan Amerikalıların tarihsel olarak büyük nüfuslarıyla Doğu Sahili'ndeki şehirlerde esnaf peynir dükkanlarında üretilmektedir.

Salata üzerinde Burrata peyniri
Burrata, sıcak sütü hazırlamak için kullanılan rennetle, mozzarella ve diğer pek çok peynir gibi başlar. Ama sonra, diğer peynirlerin aksine, taze mozzarella çekirdeği sıcak peynir suyuna ya da hafifçe tuzlanmış suya atılır, yoğrulur ve tanıdık esneme telleri (makarna filabı) geliştirmek için çekilir, daha sonra istenilen şekilde şekillendirilir.

Burrata yapılırken hâlâ sıcak olan peynir bir torbaya dönüştürülür ve daha sonra kapanmadan önce kalan mozzarella hurdaları ile doldurulur ve taze krema ile doldurulur. Bitmiş börek geleneksel olarak asfodelin yapraklarında sarılıp küçük bir börek gibi topuk biçiminde bağlanır ve biraz peyniraltı suyuyla nemlendirilir. Peynirin peynirin tazeliğini belirtmek için servis edildiğinde asfolde yaprakları hala yeşil olmalıdır.Daha yakın zamanlarda, peynir çoğunlukla plastik bir torbada veya kutuda satılmaktadır.

Hizmet Göstergeleri
Burrata açık olarak kesildiğinde, yoğunlaştırılmış bir krem ​​sızar. Peynir zengin, tereyağlı bir tada sahiptir ve taze süt yağuşunu korur. 24 saat içinde yenildiğinde en iyisidir ve 48 saat sonra asal sayıdadır. İçinin ve dışındaki lezzet ve farklı dokular, salata, prosciutto crudo, huysuz ekmek, zeytinyağlı taze domates, çatlamış karabiber veya makarna ile iyi geçinir.
Burrata peynir, eski iyi bir İtalyan tasarruf yapma becerikliliğinden doğmuştur. Eski İtalyanlar hiçbir şeyi zayi etmezlerdi. Krem peynir ile  mozzarella peyniri artıklarının karışımından oluşur ve daha fazla mozzarella içine aktarılır. Bir kez peynir  topu kesilir, yumuşak kremsi karışım tabağa aktarılır.Taze pişmiş ekmek üzerine sürülür ve dikkat çekici  hafif ve hoş  bir tat elde edilir.İpeksi,kremsi ve tatlı bir peynirden yapılan salata kim bilir ne hoştur.
Burrata peyniri,  ilk defa 1920’de İtalya'nın Puglia bölgesinde icat edilmiş ve zamanla bir zanaat gerektirecek bir maharetle yapılan bir peynir olduğu kabul  edilmiştir. Daha fazla el becerisi ve zanaat gerektirdiği için sade  mozzarella’dan  daha pahalıdır. Bulunması zor olan bu peyniri günümüzde gurmeler,  online satışın yanı sıra mağazalarda da satılmasını öneriyorlar. Doğal olarak, bu peynirin her geçen gün popülaritesi artıyor. Peynir pahalı olabilir ama dürüst olmak gerekirse boşuna değil.
Heirloom domatesleri çiftçi pazarlarında bol bulunur hale geldiğinden  beri, taze  bir salata için mükemmel bir eş olmuştur. Bir miktar taze fesleğen ile sıcak İtalyan ekmeği servis etmek,  sıcak bir yaz gecesi için mükemmel ve  bir kolayca elde edilmiş ziyafet meydana getirebilir.

Peyniri alırken dikkat edilmesi gereken püf noktaları
peynir almanın püf noktaları1-Yöresel ve açık olarak satılan peynirlerin rengine,kokusuna ve tadına bakılması gerekir. Peynirde acılaşma ,aşırı kokuşma ,kırmızı –kahverengiye çalan renk değişimi olursa alınmamalıdır.
2-Saklama koşulları gözden geçirilmelidir. +5 ºC’de saklanmayan peynirleri alırken kuşku ile değerlendirilmelidir.
3-Tulum peyniri alırken aşırı kokuşmuş ve kahverengi-kırmızıya renk değişimi gösteren peynirler alınmamalıdır.
4-Göğermiş (mavileştirilmiş,yeşile çalan) çeçil veya tulum peynirinin hangi koşullarda yeşillendirildiği veya göğertildiğine dikkat edilmelidir. Sağlıksız ve kontrolsüz koşullarda göğertilen peynirler alınmamalıdır.
5-Çiğ sütten yapılan beyaz peynirlerin pastörize edilip edilmediği mutlaka sorgulanmalıdır. Peynirden geçen brusella, listeria vb. hastalıkların olduğu unutulmamalıdır.
6-Pastörize edilmeyen ve çiğ sütten yapılan salamura beyaz peynirlerin %6-10 arasındaki tuzlu suda en az 2 ay bekletilmiş olduğuna dikkat edilmelidir.
7-Aşırı küflü ve özellikle beyaz küflü peynirler alınmamalıdır.peynir almanın püf noktaları
8-Kaşar, gravyer vb.katı ve yarı katı sert peynirlerin küf katmanı mutlaka temizlenmelidir.
9-Ambalajlı peynirlerin etiketleri iyice okunmalıdır.Pastörize olmayan ve son kullanma tarihi geçen peynirler alınmamalıdır.
10-Eğer diyet yapıyorsanız etiketteki yağ pranı ve içeriği iyi okumalısınız.
11-Laktoz intoleransınız varsa doktorunuza danışmadan tüketmemelisiniz.
12-Tuz diyetiniz varsa salamura peynirleri tüketmeden dikkatli olmalısınız.

inek peyniri

Gerçek inek peyniri

Peynir satışlarına bakıldığında inek peyniri koyun peynirine oranla daha çok tüketildiği gerçektir. İnek peyniri piyasalarda marka çeşitliliği ve rekabete yönelimi fazla bir üründür. Üretici bu yüzden sattığı üründen kar etmesi için sürümden kazanma yolunu seçer.
Fakat ürün çeşitliliğinin fazla olması, tüketicinin bilinçsizliği gibi temel kavramlardan ötürü, inek peyniri ve inek sütünden yapılan ürünler de yapılış esnasında, pek çok marka tarafından su istimale gidilmektedir. Örneğin bir teneke kaliteli tam yağlı inek peyniri yapmak için (mevsimine göre değişiklik gösterir) 120-150 kg süt kullanılması şarttır. Özellikle fabrikasyon inek peyniri üreten inek peyniri üreticileri için hal böyle olunca maliyetler artmaktadır. Süt fiyatları ve giderler düşünüldüğünde ortalama 17 kg gelen peynir tenekesinde üreticinin kazancı çok düşüktür.
Yapım sürecinde; Sütün litresi için, yapılan emek için, temel içerikte kullanılan malzemeler, gelir-giderler için, devlete verilen vergiler için ödenen ücretler, ekipman masrafları, peynir yapıldıktan sonra ödenen soğuk hava depoları ücretleri, pazarlama işlemleri ve benzeri şeyler düşünüldüğünde, peynir yapımını ve satışını gerçekleştirmek hiçte kolay bir süreç değildir. Bunu çok iyi kavramış, başını büyük ulusal markaların çektiği peynir üreticileri, maliyeti düşürmek adına pek çok şey yapmaktadırlar. Bunların en başı ise peynirin içeriğindeki süt oranını azaltıp, içeriğine kimyasal yabancı maddeler eklemek gelir. Üretici için maksat amacı aşıyorsa yani amaç peynir imal etmek değil de sadece ticaret yapmak ise, peynirin içine katkı maddeleri, süt tozu, kültür, renklendirici vb. maddeler girmektedir. Satın aldığınız peynirin 'içerik' bölümüne bakabilirsiniz. Her şey açıktır. Bu maddelerin tamamı uzun vadede insan sağlığını tehdit edici maddeler olduğu saptanmıştır.
Gerçek koyun peyniri
Koyun sütü genel anlamda peynir yapımına daha uygundur. Bundan 30 yıl önce, ülkemizde, klasik yöntemler eşliğinde, sadece saf süt, doğal maya ve tuz kullanılarak, örnek vermek gerekirse, ortalama 60 kg saf koyun sütünden, 18 kg gelen bir teneke gerçek tam yağlı koyun peyniri yapmak mümkündü. Fakat bu gün de, bu kaliteyi tutturmak mümkündür. Çevresel faktörler, sütün kalitesini biraz düşürmektedir. Aynı kalitede peynir imal etmek için peynirin yapılışında, içeriğine daha fazla sütün girmesi gerekmektedir. Maalesef bu kalitede peynir yapan firma sayısı ülkemizde çok çok azdır. Yine bundan 30 yıl önce ülkemizde küçükbaş hayvan bakımı daha yaygın olduğundan bununla birlikte toplanıp işlenmesi de daha kolaydı. Bu gün ise küçükbaş hayvan sütü bulup işlemek daha zor hale gelmiştir. Zorluğundan ötürü de, koyun peynirinin fiyatının daha yüksek olması anlamını taşımaktadır.
Piyasada koyun ya da keçi peyniri olarak satılan çoğu ün yapmış markalı peynirlerin de, içeriğine bakıldığında koyun ya da keçi sütü oranının yüzde beşi geçmemesi, geri kalanının da inek sütü olması küçükbaş hayvan sütlerinin inek sütüne oranla ne denli pahalı, zor bulunur ve değerli olduğunun birer kanıtıdır. Bu çeşit peynirlerde maliyetin düşük olması, fiyatlarının da irrasyonel seyir etmesine imkân verir. Unutulmaması gereken bir şey de, maliyeti yüksek ürün hiçbir zaman ucuza satılamayacağıdır.
Ayrıca değinmek gerekirse, Trakya bölgesi, ülkemizde sütün kalitesinin en yüksek olduğu bölgedir. Artık ülkemizde özellikle Trakya bölgesini kapsayan küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve süt ürünleri üreticileri için maddi teşvikler verilmeye, bu bağlamda projeler geliştirilmeye ve bunların yaygınlaştırılmaya başlanması ise gelecek için sevindirici bir adımdır.
Günlük bir kg peynirden almamız gereken protein ve enerjiyi neden 4 kg peynirden alalım?
Katkı maddeli peynir yediğimiz zaman, doğal olandan alınan protein ve enerji gibi vücut için gerekli maddelerin eksik oluşu gündeme gelir. Yetersiz beslenme ve sağlık problemlerine tüketici, yapılan ürünlerin reklamlarının da etkisi altında, sözüm ona 'daha ucuz' tüketime itilir. Reklamı yapılan reyonlardaki küçük ambalajları yapılmış çeşitli peynirlerin 1kg fiyatı hesaplandığında ise şaşırtıcı olarak, piyasada kaliteli ve fiyatı yüksek bulunan lüks peynirlerle, fiyatların aynı hatta onlardan çok daha pahalı olanlarının olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Gerçek peynirin kalitesi de gerçektir. Çeşidi her ne olursa olsun gerçek peynirin içeriğinde; saf süt, peynir mayası ve tuz bulunur.
Gerçek peynir, içeriğindeki sütten gelen mikropların ölmesi ve aromatik tadına (peynirin yeme lezzetine) kavuşması için 6 aydan önce satışı yapılmaz. Fakat bu zaman kavramı, kanunda ne yazık ki büyük süt ürünleri üreticilerinin istekleri üzerine, devlet tarafından düşürülmüştür. Yani yasa değişikliğine gidilmiştir çünkü üretici için beklemek; zaman ve para kaybı anlamına gelmektedir. Süt içeriği eksik olan ürün, besleyiciliği düşük olduğu gibi buzhanelerde gereken zamana kadar tutulmadığından dolayı 'drusella' denen ve çiğ süt yoluyla hayvandan peynir yoluyla insana geçen bir hastalığın da davetçisi olur. Bu bağlamda piyasada satılan, sürekli olarak 'taze peynir' tüketmek de sakıncalıdır. Sağlığımız açısından bilinçsizce yenen peynirlerin, üreticilerin tüketiciye verebileceği hiç bir garantisi yoktur. Devlete ve sosyal toplum kuruluşlarına büyük görevler düşmektedir. Bu düşünce bağlamında tüketicinin bilinçlendirilmeye, tükettiği ürünün içeriğine bakmaya ve kaliteli süt ürünleri tüketmeye itilmesi gerekmektedir. Sağlık geri dönüşü olmayan bir yoldur.
Bu gün dünyaya, Avrupa’ya baktığımızda süt ürünlerindeki fiyatlar ülkemize oranla çok yüksek olduğu gerçektir ancak bireysel hakların, hem üretici hem de tüketicinin kanunlarla korunduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Ülkemizde süt ürünleri üreticiliğini hakkıyla yapan üretici sayısı çok azdır. Gürel Peynircilik olarak piyasadaki var olan maddi kaygılardan çok, bir asırdır, aile mesleğimiz olan süt ürünleri üreticiliğini devam ettirmek başlıca politikamızdır.
İnek ve koyun sütünden yapılan peynirlerin karşılaştırması
Koyun ve keçi sütlerinin litre fiyatı, inek sütününkinden daha yüksektir. Bir kaç neden sayabiliriz. Koyun ve keçiler sadece bahar ve yaz aylarında süt verirler. Günlük verdikleri süt oranı, ineğin verdiğine oranla çok çok düşüktür. Uğraş gerektiren bir meziyettir. Bakımları daha zordur. Küçükbaş hayvanların süt üretmeleri için otlatılmaları ve otlaklarda serbestçe gezinmeleri gerekmektedir. Küçükbaş hayvanlar, Otlama esnasında organik şartlarda beslenirler, pek çok çeşit ot ve bitki ile beslendiklerinden ötürü, sütün kalitesi ve yoğunluğu da inek sütüne oranla yüksektir. Sütün fiyatının yüksek olması Koyun ve keçi peynirinin kilogramının birim fiyatının da inek peynirininkine göre yüksek olması anlamına gelir. Küçükbaş hayvanların bakımı, harcanan maliyet ve emek, inek bakımında harcanan bakım, maliyet ve emekten daha fazladır.
Kolaylıklar inek sütünün bulunup işlenmesini de kolay hale getirir. Bu sebeplerden ötürü peynir üretiminde inek sütü, fabrikasyon süt ürünleri üretimine daha fazla uyum sağlamaktadır.
Bu sebepten ötürü inek sütünden yapılan peynirlerin ve içeriğinde çiğ inek sütü olan her türlü süt ürünlerinin tüketiciye ulaşımının daha kolay ve fiyatlandırmada, küçükbaş hayvanların sütlerinden yapılmış ürünlere oranla daha ucuza indirgenmesi anlamını taşımaktadır.

21 Aralık 2016 Çarşamba

Temiz bir taze günlük çiğ süt



Temiz bir çiğ sütün bir gıda olarak ikame edilmesi söz konusu değildir, çocuklar için de geçerlidir. Bilim, pastörize edilmiş çeşitlilikte, sağlıklı bir çocuğun gerçek temelini oluşturan temel nitelikleri sağlamayı henüz başaramamıştır.

Maalesef, süt alımımızla ilgili çok çarpıtılmış ifadeler mevcut. Pasta yetiştiriciliğinin -her şeyden önce süt fiyatına mal olan Partisi'nin kahramanlarına inanırsak, çiğ süt zehirlilik kadar iyi ya da daha kötü, zira Tarım Bakanlığı'nın geçtiğimiz günlerde belirttiği gibi "insan Pasteur'un duyulmasından çok önce ırk varlığını sürdürdü. "

Pastörizasyon süreci Avam Kamarasında tartışıldı ve öneri çiğ sütun insan tüketimi için satılmaması gerektiğini söyledi. Bu, her tedarikçi tarafından pahalı makinelerin kurulması anlamına gelir ve eğer zorunlu hale gelmesi gerekiyorsa, birçok küçük firmanın kapatılacağı ve birkaç büyük bayinin elinde olan işler olduğundan şüphe yoktur.

Pastörize süt içmek zorunda kalıyorsak, en azından pastörizasyonun anlamını anlamalıyız. İki şeyi gerçekleştirmek için yola çıktı: Bazı hastalık taşıyan mikropların yok edilmesi ve ekşi sütlerin önlenmesi. Bu sonuçlar, sütü en azından yarım saat boyunca 145 ila 150 derece arasındaki bir sıcaklıkta tutarak ve daha sonra sıcaklığın 55 derece F'yi aşmamasını sağlayarak elde edilir.

Tehlikeli mikropları yok etmek kuşkusuz yararlıdır, ancak pastörizasyon bunun ötesine geçer; zararsız ve kullanışlı mikropları öldürür ve sütü yüksek sıcaklıklara maruz bırakarak besleyici yapıyı yok eder.

Dökmeyi önleme konusunda; Ekşi çiğ süt çok yaygın olarak kullanılır. Malüllere, kolay sindirime tabi tutulurken, müshil olarak özelliklerinde verilir ve hoşnut olmaz. Ancak, pastörize olduktan sonra, laktik asit basilleri öldürüldü. Sonuç olarak süt, ekşi hale gelemez ve çabucak ayrışır; istenmeyen mikroplar ise çok hızlı çoğalırlar.

Pastörizasyonun popülerliğe olan en büyük iddia, yandaşları tarafından teşvik edilen, çocuklarda tüberkülozun çiğ sütta bulunan zararlı mikroplardan kaynaklandığı yaygın bir inançtır. Bilim adamları, binlerce süt örneğini incelemiş ve test etmişler ve süt yoluyla hastalık taşıyan bu problemle yüzlerce hayvan üzerinde deneyler yapmışlardır. Ancak tamamen unutulan bir hayati gerçek temiz ve çiğ sütün olmasıdır. Eğer bu garanti edilebiliyorsa, çocuklar için başka herhangi bir yiyecek biçimi yerine geçmesine izin verilmemelidir veya verilmelidir.

Kirli süt, tabii ki, diğer saf olmayan yiyecek türlerine benzemektedir - kesin bir tehdittir. Ancak, Hükümet gözetiminde üretilen ve kesinlikle temiz garantili olarak üretilen Sertifikalı A sınıfı süt, pratik olarak ülkenin heryerinde mevcuttur ve pastörizasyon ısrarcılarına süt çiftçisinin cevabı.

Tüberkülozun sütle yayılmasına ilişkin olarak yayınlanan yeni rakamlar, diğer gerçeklerin yanı sıra beş yıllık bir dönem boyunca, özel bir organizasyona mensup 70 çocuğun günlük bir çorba suyu aldığını gösteriyor. Sadece bir hastalık vakası oluştu. Pastörize süt verildiği benzer bir dönemde 14 olgu bildirildi.

Çiğ sütün içerdiği C vitamininin bir kısmının yok edilmesi ve zararlı bakterilerin gelişmesini teşvik etmenin yanı sıra pastörizasyon, laktoz olarak bilinen süt şekerini beta laktoza dönüştürür - bu da çok daha çözünür ve dolayısıyla sistemde daha hızlı absorbe edilir; Sonuçta çocuğun yakında tekrar aç olacağı sonucuna varılmıştır.

Muhtemelen pastörizasyonun en kötüsü, çiğ sütün içerdiği kalsiyumun önemli bir parçasını bulanmaz hale getirmesidir. Bu sıklıkla raşitizm, kötü dişler ve sinirsel sıkıntılara yol açar; çünkü yeterli kalsiyum içeriği çocuklar için yaşamsal önem taşır; Kalsiyum ile ilişkili fosfor kaybıyla birlikte, kemik ve göğüs oluşumu ciddi aksiliklere maruz kalmaktadır.

Pastörizasyon aynı zamanda çiğ sütte bulunan iyotun yüzde 20'sini yok eder, kabızlığa neden olur ve genellikle sütten en hayati nitelik taşır.

Bu gerçekler karşısında-ki bunlar inkar edilemez- Pastörizasyon Partisi ne söyleyecek? Çiğ sütü kesin bir şey haline getirmek için pahalı makineler kurmaya zorlayan bayiler yerine - besleyici, sağlıklı bir besin kaynağı - süt üreticilerinin temiz ve çiğ süt üretmesini sağlayan yasal düzenlemelerden geçmelerine izin verin. Sütün bütün bileşenleri değiştirilmeden içilir.

Yukarıdaki makaleler, Haziran 1938'de Magazine Digest'de yayınlandı. Koltuk Bilim, İngiliz tıbbi günlüğü.

Sağlıklı hayvanlardan elde edilen süt, birçok sağlık faydasına sahiptir, çünkü aşağıdaki makaleler onaylamaktadır.

Diğer Anahtar Belgelerimiz, devlet kurumlarına, araştırma çalışmalarına ve tıp dergileri için yapılan atıfları içeren ifadeleri içermektedir.

Ayrıca, hem sağlık hem de güvenlik konularını kapsayan Gerçek Süt için PowerPoint Kampanyamıza ve PPT ile hareketli görüntüler ve metinler içeren benzer bilgiler sunan bu videoyu da inceleyin:



İKİ KALBİNİN BİR YAZISI
Michael Schmidt Yazan: Michael Schmidt 1940'da, Westchurch Institute of Agricultural College, çiğ ve pastörize sütle beslenen buzağıların sağlık durumunu karşılaştıran bir araştırma yaptı. Araştırmacılar, her biri iki grubun varlığını gözlemledi ...
PASTEURİZASYONUN SÜTÜN BESİN DEĞERİ ÜZERİNE ETKİSİNE İLİŞKİN ÖZETLER
Pastörizasyonun hematojenik ve büyümeyi teşvik eden özel sütleri (özel olarak beslenen ineklerin çiğ sütü) etkilediği bulunmuştur.
ASTMMA VEYA BRÜLOSİZ: RAHAT SÜTÜN TEHLİKELERİ VE FAYDALARI
Sally Fallon Morell, Kısa süre önce prestijli İngiliz tıp dergisi Lancet'de çıkan iki makale, çiğ sütun tehlikeleri ve esası üzerine devam etmekte olan tartışmaları göstermektedir. Bir makale brusellozu ihbar eden bir kadının davasını açıklıyor ...
KRONİK HASTALIK, SOMONELLA, İMMUNOSUPRESYON MADDELER VE RAF Süt
Ron Schmid, ND tarafından Salmonella bakterilerinin özellikle öldürücü bir formu Salmonella dublin (S dublin) 'dir. Birçok Salmonella enfeksiyonunda olduğu gibi, bağışıklık sistemini bastıran insanlar en çok risk altındadır (örneğin, AIDS hastaları veya kortikosteroid alan insanlar ...
KONJUGE LİNOLEİK ASİT
Sally Fallon Morell, Tarım Bakanlığı'nın Madison Wisconsin'deki US Süt Sütunu Araştırma Merkezi'ndeki bilim adamları, tereyağında bulunan CLA adlı bir madde üzerinde çalışıyor. Son 12 yılda yapılan birçok çalışma,
SILIN KANSERİ NEDENİYOR? BETASELLÜLİN HİPOTEZİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yazan: Chris Masterjohn Makale Özeti Paleo Diyeti'nin yazarı Loren Cordain, betacellulin adlı sütteki bir büyüme faktörünün kansere katkıda bulunabileceği teorisini önerdi. Konjuge linoleik asit (CLA) etkiyi doğrudan iptal eder ...
MİSMİ, ASKERİ BAKTERİ VE SÜSÜNDEKİ ENZİMELERİ AZALTIRIR Mİ?
Pastisleşmeyi savunanlar, pastörizasyon sırasında enzimlerin yok olup olmadıkları önemli değil, çünkü mide asitleri onları yine de yok edecektir. Bu soruya verdiği yanıt için MD'den Ted Beals'a sorduk. T'ye göre ...
Enzimler
Sally Fallon Morell, Mary G. Enig, PhD ile paralel ve vitaminler ve minerallerin keşfi için eşit önem taşıyan, yirminci yüzyılın beslenme araştırmalarının önemli bir kolu olan enzimlerin keşfi ve işlevini yapmıştır.
RANDEİZ ÇİFTLİĞİ TARİHİNDEN SÜTÜN BESİN DEĞERİNDEKİ DENEYLER
Randleigh Çiftliğinin Tarihinden Sütün Besin Değerinde Denemeler, (Üçüncü Baskı ve Ek Ikinci Sürüm, Lockport, New York, Haziran, 1940) Bölüm 14, Randleigh Çiftliğinden Sütün Besin Değerindeki Deneyler
RAHAT SÜT İÇİN ÇİFTLİK FLİPLERİ
Jeff Biddle'un Öyküsü Sylvia Onusic By Boalsburg'un yakınındaki Bear Meadows Çiftliği'nde, Pennsylvania'nın merkezindeki Tussey Dağı'nın hemen altında ve Penn State'den uzak olmayan sağım zamanının yakınında. Ne güzel bir manzara! İnekler aşağıdan geliyor ...
FRANCIS M. POTTENGER, MD ve "SAĞLIK TEHLİKESİNİN ZARARLILARI"
Ron Schmid, ND, alıntılanan çalışmanın etkisi genellikle sözü edilen kişinin itibarından etkilenir. Ancak, özellikle de yıllar önce ölen birinin itibarı nedir? Kesinlikle kısmen yazılmış olan yazarın doğruluğu ve önemi ...
LAKTOSE INTOLERANS ARAŞTIRMASI
Ted Beals, MS, MD, Tüketici / Sahiplerinin Laktoz Hoşgörüsüzlük Kısmının Pilot Anketi 2006'nın Sonbaharında Michigan Eyalet Polisi ve Michigan Tarım Departmanı üyeleri bir kamyon durdurdu ve büyük miktarda el koydu ...
HAM VE İŞLENMİŞ SÜTÜN MİKROFORGASÖRÜ
Beverly Rubik, Doktora Bir Pilot Çalışma Çiğ süt, çeşitli boyutlarda yağ globülleri, çözünmüş proteinler, karbonhidratlar, vitaminler, elektrolitler ve minerallerin sulu bir fazı içinde düşük probiyotik bakteri seviyesiyle dağıldığı bir kolloiddir ...
SÜTLÜ KALP Saldırılarını Azaltır mı?
David Williams Tarafından Alternatifler Bülteninden, 1991 Bu makaleyi okuyun: Ukraynaca | Polonya İngiltere - Tıp Araştırma Konseyi (MRC) tarafından yayınlanan bazı veriler, tıbbi çevreler arasında ilginç bir tartışma yaratmalıdır ...
SÜT HOMOGENİZASYONU VE KALP HASTALIĞI
Mary G. Enig'in doktora tezi Doktoranın yaygın olarak kabul ettiği popüler teori, kalp hastalığının mevcut salgınının bir nedeni olarak homojenizasyonu tek tek seçer. Hipotez, Kurt A. Oster tarafından geliştirildi ve 1960'ların başından 1980'lerin ortalarına kadar incelendi. Çalışırken ...
SÜT: BİR VÜCUT İYİDİR?
Lori Lipinski, hepsi nereden geldiğine bağlı, değil mi? Süt konusu neredeyse aynı tartışmalara yol açıyor
Yağların konusu olarak. Birçok alternatif uygulayıcı, insanların inek sütünü tüketmelerinin gerekli olmadığını düşünüyor ... DAHA FAZLA RAW MILKBy Hakkında Sally Fallon Morell ve Mary G. Enig, Beslenme Geleneklerinden Seçmeler, 1999 Pastörizasyonun iyi bir şey olduğunu, Bulaşıcı hastalıklara karşı kendimizi korumak için yöntem ama daha yakından incelemek ... NIH LAKTOSE INTOLERANCE KONSONSUS CONFERENCEBy Sylvia P. Onusic, PhD ve Kimberly Hartke, Weston A. Price Vakfı Lactose Hoşgörüsüzlüğü ile ilgili NIH Konsensus Konferansı'na katılan "Uzmanlar" Amerikan diyetine daha pastörize ve homojen hale getirilmiş sütle evlilik ilan etti ... PASTEURIZATION HARM GERÇEK MILKBy ETTİ Robert Irons, PhD çiğ sütün savunucuları, devletin web sitelerinin ve çiğ sütün hakkındaki raporlarının yanlılık ve hatta tamamen açık hatalarla dolu olduğunu biliyor. Son zamanlarda, Hastalık Kontrolü Merkezleri'ne, web sitelerinde ciddi bir hata olduğunu belirtmek için yazdım. Benim ... RAW MILKBy Thomas Cowan, MD Bu makaleyi Fransızca okuyorum Çoğunuzun şimdiye kadar bildiği gibi, kişinin diyetinin seçimi olarak duygusal olarak yüklenmiş az konu var. Cinsel ilişkiler, evlilik ve finanslar benzer şekilde yüklü konularda akla geliyor ... RAW SÜT SOLUNUM ENFEKSİYONLARINA KARŞI OLAN KORUNMAKTADIR Sally Fallon Morell Sedat Fallon Morell Son 10 yılda Avrupa'dan yarım düzine çalışmanın tümü aynı yönde: çiğ süt, Astım, alerji ve egzama. Şimdi çiğ sütün solunum sistemine karşı korunduğuna dair kanıtımız var ... RAW MILK VS. PASTEURIZE SÜT Koltuk Bilimi, Londra Nisan 1938 Bu makaleyi Japonca oku Çocuklar için bir gıda olarak temiz çiğ sütün yerine geçecek bir şey yoktur. Bilim, pastörize edilmiş çeşitli çeşitleri vermeyi henüz başaramamıştır ... PASTEURIZED MILKBy RİSKLERİ Sally Fallon Morell İsveç'teki yeni bir araştırma, pastörize sütün içilmesi gerçekten de riskli olduğunu bulmuştur. Araştırmacılar, 61.000'den fazla kadın ve 45.000'den fazla kadından oluşan iki katı takip ettiler. Yazar Karl Michaelsson ve arkadaşları, şunları analiz ettiler: COWSBy Traum Groh, biyodinamik çiftçi, yazar ve öğretim görevlisi için soyağacı yemekleri Ruminantlar üzerinde soya hastalığının etkisini uzun yıllar takip ettim. Eskiden 15 yaşına erişebilen ve 12 buzağı olan inekler şu anda üç buzağıdan daha azdı ... ASTHMA VE ALLERGIELLERE KARŞI KORUYUCU RAW (ÇİFTE) SÜTÜ İÇEREN ÇALIŞMALAR Weston A. Price Foundation tarafından derlenen Git: Pozlama tablosu Erken yaşta yetiştirme ve astım ve alerjinin gelişimi: kesitsel bir araştırma. Lancet 2001. Tarım yaşam tarzının hangi yönleri ile ters ilişkiyi açıklıyor ... RAW SÜT VE DİĞER RAF GIDALARIN BİYOKİMYASAL MAGIC: GLUTATHIONEBy Chris Masterjohn Çiğ sütün pek çok faydasından biri, harika bir üretim "Glutatyon" adı verilen küçük bileşik - bu minik bileşik sadece üç amino asitten oluşur, ancak ana antioksidan ve dondurucu ... BUTTERBy Trauger Groh Biyodinamik İçin Tatmin Edici Üretici, Yazar ve Öğretim Görevlisi Tereyağı ve Bal, Kötülüğü reddetmek ve iyiyi seçmek için: Isaiah 7:15 İnsan beslenmesi için tereyağın kullanılması ve sütün krema ve ardından tereyağı haline getirilmesi ... ÇİMENTO FED HAYVANLARINDAN RAW Sütun SAĞLIK FAYDALARI Ron Schmid, ND Oku Fransızca olarak bu yazı 1970'de Martha's Vineyard adasında yaşamaya başladım. Gastrointestinal problemlerle oldukça hastaydım. Çoğunlukla deniz ürünleri, taze sebzeler ve salatalar üzerine yaşama başladım ve çiğ süt ve yumurta satın aldı ... SÜT KÜRESELİ: GERÇEK SÜT ÇEŞİTLİ HASTALIKLARDIR. JR Crewe, MD Ocak 1929 Aşağıdaki, Dr.John Crewe tarafından hazırlanan bir makalenin editörlüğünü yapmıştır. , Mayo Vakfı'ndan, Ocak 1929'da Sertifikalı Süt Dergisi'nde yayınlanan MN, Rochester'daki Mayo Kliniğinin öncülerinden biridir. Dr. Dr'a minnettarız .... WESTON A. FİYATIN X FAKTÖRÜ - VİTAMİN K2By Sally Fallon Morell ve Mary G. Enig, Besleyici Geleneklerden Alıntı, 1999 ÖNEMLİ GÜNCELLEME, BAHAR 2007: Price'ın "X Factor" veya "Activator X" 'in artık yağda eriyen K2 vitamini olduğuna inanılıyor. Chris'i okumak için lütfen bağlantıyı takip edin ... ULTRAPASTEURIZED MILKBy Linda Joyce Forristal Bugün, organik sütlerin çoğunu da içeren geleneksel marketlerde bulunan artan süt miktarı, ultra-pastörize. ABD hükümetinin ultra-pastörize bir süt ürününün resmi ABD ürünleri tanımlaması "böyle bir ürün ... Vitamin A VAGARYBy Sally Fallon Morell Bu makale Weston A Price Foundation sitesinde Vitamin A Saga olarak" A vitamini için havuç yiyin "olarak genişletildi ve güncellendi. Birçok popüler diyet ve beslenme kitaplarında bulunan bu ifadeler, izlenimi yaratıyor ...
Yakın zamanda prestijli İngiliz tıp dergisi Lancet'de çıkan iki makale çiğ sütün tehlikeleri ve esaları üzerine devam eden tartışmaları göstermektedir. Bir makale, İtalya'ya yapılan bir gezi sırasında bazı ham keçi peyniri yedikten sonra bruselloz ile sonuçlanan bir kadının durumunu açıklıyor.1 Bruselloz ya da yalancı ateş olarak kapsamlı testlerden sonra fibromiyalji benzeri semptomların nedeni tespit edildi ve bu kaynak, yutulmaya kadar izlendi Avrupa tatilinde pastörize edilmemiş yumuşak peynirlerin Uygun antibiyotiklerle başarıyla tedavi edildi.

İkinci makale Salzburg, Avusturya'daki bilim adamları tarafından yapılan bir çalışmayı açıklıyor. Araştırmacılar, "çiftlik sütü" tüketimi de dahil olmak üzere "tarım ortamına düzenli olarak maruz kalma" ile yetişen 812 çocuğun alerjisi, astımı ve "atopik sensitizasyon" ya da cilt problemlerinin geçmişi incelendi. Bütün işlenmemiş süt .2493 tarım dışı kalan 493 çocuğun geri kalan grubu kontrol davranıyordu. Astım sıklığı, kontrol grubunda bulunan yüzde 11'den, tarıma maruz kalan çocuklarda yüzde 1'e düşürüldü. Benzer şekilde saman nezlesi, tarıma maruz kalan çocukların sadece yüzde 3'ünde, kontrollerin yüzde 13'ünde gerçekleşti ve atopik duyarlılık tarım grubunun yüzde 12'sinde ve kontrollerin yüzde 29'unda gerçekleşti.

Araştırmacılar, çiftlik ortamına ve çiğ sütlara maruz kalma zamanlamasının kritik olduğunu keşfettiler. Yaşamın ilk yılında ortaya çıkan çocuklar en büyük koruyucu etkiyi gösterdi. Beş yıllık yaşa kadar süregelen uzun süreli "ahırlara maruz kalma", astım, saman nezlesi ve atopik sensitizasyonun en düşük frekanslarıyla ilişkiliydi.

Bu makalenin 3 sonraki yorumları, belirleyici faktör olarak "ahırlara maruz kalma" yı vurguluyor ancak bunun, tipik kentsel evdeki evcil hayvanlara maruz kalmadan farklı olup olmadığını merak ediyoruz. Çiğ sütün tüketimi belirleyici faktördür, çünkü bu değişken benzersiz bir şekilde belirlenebilir.

Bu iki makale, sağlık görevlilerinin karşılaştığı ikilemi mükemmel bir şekilde tanımlıyor: astım veya bruselloz? Nadir bulunan bruselloz transferi önlemek için sütümüz pastörize edilmelidir; Ya büyümekte olan çocuklarımızda astım ve dermatitten kaçınmak için çiğ süt sağlanmalı mıdır?

Astımlı çocuğunun acısını gözlemleyen veya bebeğini genç kızın çirkin ve kaşıntılı döküntüsünü durduracak bir ürün bulmak için koparan herhangi bir anne, ikinci astını seçer. Modern tıbbın hafifletici ilaçlar sunabileceği bu hastalıklar, okulu çok yitirdi, aktivitelerini kaçırdı ve büyümekte olan çocukları için koruyucu çiğ sütün olabilmesi için herhangi bir annenin bruselloz sözleşmesini riske atacağı herhangi bir fiziksel ve psikolojik acıya neden oldu.

Ve özellikle modern bilim, brusella içermeyen sürüleri mümkün kıldığında. Sığır, keçi ve koyunlarda brusellozu tespit etmek için testler yaygın olarak bulunur. Ek olarak, çalışmalar, sürü boyutu arttıkça bruselloz riskinin arttığını göstermiştir.4 Hayvanların beslenmesi neredeyse kesinlikle bir rol oynamaktadır. Bereketli mera veya uygun besleme, düzenli testler, temiz ahırlar, sağım makineleri, paslanmaz çelik tanklar ve frigorifik kamyonlardaki küçük sürüler, sağlıklı, temiz, sertifikalı çiğ sütleri halka toplamayı tamamen mümkün kılar.

Ahırlarda kalabalık, hormonlar ve antibiyotikler verilen büyük sürülerin alternatif pastörize, işlenmiş sütleri, artan sayıda insanda sorunlara neden oluyor. Süt endüstrisi, az sayıda küçük sürüden ziyade doğrudan tüketiciye ulaşan binlerce müreffeh küçük süt işletmesi için, süt endüstrisi, ışığı görmeden önce varsayılan "süt alerjileri" ni kaybetmek zorunda kalır ve kaliteli yerine kaliteyi tercih eder; Ahırlarda ve pastörizasyon ve işleme yoluyla yaşamsal unsurlarının yok edilmesi gereken kirli süt üretmektedir.

1. Lancet 1999 Jul 24; 354 ​​(9175): 300.
2. Lancet 2001 Eki 6; 358 (9288): 1129-33.
3. Lancet 2002 Şubat 16; 359 (9306): 623-4.
4. Önleyici Veteriner Hekimliği, 1998 Aralık; 1 (37): 185-196.

Bu makale, Weston A. Price Vakfı'nın üç aylık günlüğü olan Bilge Gelenekler Bahar 2000 sayısında yayınlandı.

Bu sayfayı yazdır Bu sayfayı yazdır Bu sayfayı tekrar yükle Bu web sayfası PDF versiyonu alın PDF
Sally Fallon Morell

Sally Fallon Morell Besleyici Geleneklerin Yazarı: Şaşırtıcı bir mesajla geleneksel gıdalar için iyi araştırılmış, düşünülmesi körükleyici bir rehber olan Siyasi Dürüst Beslenmeye Karşı Mücadeledeki Yemek Kitabı ve (Mary G. Enig, PhD) Diyet Dictocrats'ı: Hayvan yağları Ve kolesterol, normal büyüme, beyin ve sinir sisteminin düzgün işleyişi, hastalıktan korunma ve optimum enerji düzeyleri için gerekli olan kötü niyetli ancak diyetteki hayati faktörler değildir. Eat Fat, Lose Fat yazarken Enig ile yeniden bir araya geldi ve diyet ve sağlık konularında çok sayıda makale yazdı. Weston A. Price Vakfı Başkanı ve Gerçek Süt için Bir Kampanya'nın kurucusu olan Sally, aynı zamanda bir dergidir
Ist, şef, beslenme araştırmacısı, ev sahibi ve toplum aktivistidir. On dört sağlıklı çocuk tereyağı, krem, yumurta ve et de dahil olmak üzere tüm gıdalar üzerinde yetiştirildi. 24 Nisan 2013 tarihinde saat 11.22'de "ASTHMA VEYA BRÜVENOZ: RAF SÜSLENME TEHLİKELERİ VE FAYDALARI" ÜZERİNE 5 DÜŞÜNÜYOR Jenny: Neden? Çiğ süt çok pahalı, tüm arz / talep şeyinden başka? Bana bir ineğin sağımında ve süt satmanın maliyeti daha azdır çünkü sütün satın alındığı mağazaya yapılan tüm işlemleri yapan büyük makineler satın almak zorunda kalmamaktayım. Oğlum astımı vardır, ancak çiğ sütü alamayacağım-it Tamamen bizim yiyecek bütçemizin ötesinde .Teşekkür ederiz ↓ pish pishteron 27 Kasım 2013, saat 17: 40'da: Ölçek ekonomisi sebebidir. Pahalı makineler binlerce hayvana süt verebilir. Bir günde iki defa bir sağanak ve bir sağanak besleyen tek kişilik bir el çok zaman alıyor. Yem maliyetlerini, veterinerlik masraflarını, geri kazanım masraflarını ve ekipman masraflarını düşündüğünüzde, süt vermek ve bir hayvana beslemek ve sonra sanitasyona harcanan zaman faktörünü belirlemek için çok fazla zamanın var olmasına dikkat edin Ekipman ve süzme süt vb $ 6.00 gerçekten bir arıza sum.Reply ↓ Natalieon 6 Mayıs 2016 11:34 de söyledi: Evet, artı çiğ süt çiftçileri pastırma CAFO's do.Reply ↓ gibi hükümetten yardım alamadım ↓ Ben pacheco, 2 Ekim 2013 günü saat 10.20'de şöyle dedi: Şu anda keçi sütünü almak için bir galon $ 6.00, diğerleri ise $ 12.00'ya kadar şarj ediyor.Reply ↓ Nancy, 9: 14'da 10 Mart 2015'de şöyle dedi: Biz New Mexico'da 10.00 galon öde, ancak birden fazla alerjim var.

18 Aralık 2016 Pazar

Çiftlik Doğal Günlük Sütün içerdiği proteinleri

Sütün pastörizasyon ve uht ile bazı değişiklikler geçirerek bir takım faydalarını kaybettiği doğru mu?

Pastorize ve uzun ömürlü sütler maksimum hijyen koşullarında üretilen ve sürekli olarak analiz edilen ürünlerdir. Pastörize ve uzun ömürlü sütler ısıl işleme (pastörizasyona) tabi tutuldukları ve tamamen kapalı üretim ortamlarında işlendikleri için son derece sağlıklıdır. Pastörizasyon ve UHT yöntemi, çiğ sütte bulunan ’patojen-hastalık yapıcı’ mikroorganizmalardan kaynaklanacak olası sağlık risklerini ortadan kaldırmak amacıyla, sütün besin değerlerini en yüksek derecede koruyacak sıcaklık ve sürede optimize edilmiş ısıl işlemlerdir. UHT tekniği ile üretilen sütlere uygulanan bu ısıl işlemlerin aksine sokak sütlerine evde uygulanan geleneksel kaynatma işleminde sütün içerisindeki mikroorganizmalar tam olarak yok edilemediği gibi sütün içerisindeki besin değerleri de kayba uğramaktadır.

Pastörize sütler, kaynama derecesinin altında belli bir sıcaklıkta, sütün doğal niteliklerinde değişiklikler oluşturmadan, hastalık yapan etmenlerinden tamamen, diğer etmenlerden de çoğunlukla arındırılmış olur. Soğukta muhafaza edilmek şartıyla dayanma süreleri beş gündür.

Uzun ömürlü sütler, tüketici tarafından sterilize, kutu ve UHT olarak da tanımlanırlar. Özel bir teknolojik işlemle 135-150ºC de 2-4 saniye tutularak içlerinde sütün bozulmasına neden olan ve hastalık yapan etkenlerin tümü imha olmuş bir içme sütü çeşididir.

Sütün içerdiği proteinlerin %80’i kazeindir ve kazein üzerinde UHT işleminin hiçbir etkisi yoktur. Geri kalan %20 oranındaki protein ise, serum proteini, yani kesilmiş süt suyu proteinidir. Ancak serum proteinlerinin doğal yapısındaki kayıp, proteinin fiziksel durumunda meydana gelir; yani suda çözünürlük özelliğini kaybeder. Bu ise, besin değerinden bir kayıp anlamına gelmez, tersine sindirimi kolaylaştırır.

Sütün pastörize edilmesi ve UHT işlemi sırasında yüksek sıcaklığa maruz kaldığı için içindeki vitaminleri kaybeder inanışı yanlıştır. Süt pastörize işlemi sırasında sadece birkaç saniye yüksek ısıya maruz kalıyor ve bu sayede içindeki mikroplar ölür. Vitaminlerde çok az kayıp olur ancak süt pastörize veya sterilize edilmediği takdirde tehlike çok daha büyüktür. Çünkü ülkemizde hayvandan insana geçen brusella, tükerkiloz gibi hastalıkların geçme riski çok daha yüksektir. Türkiye’de hâlâ sokak sütü tüketilmektedir. Bu sokak sütleri çiğ olarak tüketilirse ölümle sonuçlanabilecek hastalıkları taşımaktadır. Sokak sütünü tüketenler, sütü uzun bir süre kaynatmaktadır. Vitaminler işte asıl o zaman kaybolmaktadır. Yine evlerde kontrollü ısıtma yapılamadığı için ve hatta kaynatıldığı için sütte vit B1, B6, B12, folik asit, vit C kaybı, renk ve lezzet değişiklikleri olur. 15 dakikalık kaynatma B1 vitaminlerinde %88 kayıp oluşturur.


Sütün en faydalı tüketimi nasıl olmalıdır?

İnsan yaşamının her evresinde gerekli olan süt, C vitamini ve demir dışında makro ve mikro besin öğeleri için iyi bir kaynaktır. Özellikle çocukluk, gebelik-emziklilik ve yaşlılık dönemlerinde kemik sağlığı açısından oldukça önemli olduğu bilinmektedir. Süt ve süt ürünlerine özellikle kalsiyum ve fosfor başta olmak üzere bazı önemli mineraller, protein ve riboflavin gibi bazı B grubu vitaminlerin kaynağı olarak bakıldığında halk sağlığı açısından önemli bir besin grubu olduğu hemen anlaşılacaktır. Süt proteinlerinin vücutta bilinen büyüme-gelişmeye katkısı, doku farklılaşmalarındaki etkinliğinin yanı sıra; kalsiyum emilimi ve immün fonksiyonlar üzerine olumlu etkilerinin olduğu, kan basıncını ve kanser riskini azalttığı, vücut ağırlığının kontrolünde etkin olduğu, diş çürüklerine karşı koruyucu olduğu bilinmektedir.

Günlük çiftlik sütü , köy sütü ve organik Süt ve süt ürünleri tüketiminin arttırılması, yeterli ve dengeli besin öğesi ve enerji alınımının sağlanması açısından sağlık profesyonelleri tarafından önerilmektedir. Dünya geneline bakıldığında her ülke için farklı miktarlarda süt ve süt ürünleri tüketimi söz konusudur. Ülkemizde ise süt içme alışkanlığının çok az olduğu dikkatleri çekmektedir. 1974 Türkiye Ulusal Beslenme Araştırması sonuçlarına göre süt–yoğurt tüketimi kişi başına günlük 78,7 gram iken, 1984 yılı araştırmasında 69 grama düşmüştür.

Sütün bileşiminde yer alan başta vitaminler olmak üzere besin öğeleri, hayati fonksiyonlarda önemli görevlere sahip olup, ısı ve ışık gibi birçok fiziksel ve kimyasal etkiye karşı son derece duyarlıdırlar. Sütün işlenmesi sırasında özellikle ısı ile muamele ve taşınma sırasında ultraviyole ışınlara maruz kalmaları ile besin ögelerinde oluşan kayıplar sağlık açısından istenilmeyen bir durumdur.

Sütün besin ögesi içeriği elde edildiği hayvan türüne göre farklılık göstermektedir. Ortalama %88’i su olan inek sütü 100’den fazla farklı bileşen içermektedir. Süt ve süt ürünleri; protein, kalsiyum, fosfor, A vitamini, bazı B vitaminleri (özellikle riboflavin, B12 ) için iyi bir kaynaktır.

Sağlıklı bireylerin yeterli ve dengeli beslenmesi için tüketilmesi önerilen süt miktarı yaş, cinsiyet ve fizyolojik duruma (büyüme ve gelişme dönemi, gebelik, emziklilik, yaşlılık) göre değişiklik göstermektedir. Ulusal Süt ve Süt Ürünleri Konseyi’nin yayınladığı Beslenme Rehberi’nde 2-4 (400-800 ml) porsiyon ve Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi’nde yetişkin bireylerin 2 porsiyon [bir porsiyon: bir orta boy su bardağı (200 ml)], çocuklar, adölesan dönemi gençler, gebe ve emzikli kadınlarla menopoz sonrası kadınların 3-4 (600-800 ml) porsiyon tüketmeleri önerilmektedir.

İnsan beslenmesinde mükemmel bir gıda olarak nitelendirilen sütten elde edilen başta peynir, yoğurt, tereyağ, dondurma olmak üzere süt ürünleri de vazgeçilmez gıdalardır.

Tereyağı fazla miktarda yağ içermesi nedeniyle enerji kaynağı olduğu gibi, sindirilme oranı da yüksektir. Ayrıca vit A içerir.

Peynir, yine en önemli protein, yağ, kalsiyum, fosfor ve vit A kaynağıdır.

Dondurma, lezzetli ve kolay sindirilebilir bir ürün olmasının yanında, protein, kalsiyum, fosfor ve vit B1 içerir. Fazla miktarda yağ içerdiğinden aynı zamanda vit A kaynağıdır.

Yoğurt, sindirimi kolay, beslenme değeri yüksek, doğal bağırsak florasının oluşmasına yardımcı, her gün diyette bulunması gerekli en önemli süt ürünüdür.

Yine kefir, asidofiluslu süt, krema gibi süt ürünleri de beslenme ve sağlık açısından önemli süt ürünleridir.

Günlük çiftlik sütü , köy sütü ve organik Süt ve süt ürünleri her gün tüketilen veya tüketilmesi gereken gıdalardır. Ancak bu ürünleri gerek satın alırken, gerekse evlerimizde kullanırken dikkat etmemiz gereken bazı önemli noktalar vardır.

Süt ve süt ürünleri satın alınırken, orijinal ambalajlı olanlar tercih edilmelidir. Açıkta satılan peynirler, dondurmalar, tereyağı hijyenik koşullarda üretilmediği gibi bazı insan sağlığına zararlı hastalık yapıcı mikroorganizmaları içerebilir. Örneğin çiğ sütten yapılan bu ürünlerde Brusella, Salmonella gibi insan sağlığını önemli derecede tehdit eden mikroorganizmalar olabilir.
Sokakta satılan çiğ sütler alınmamalıdır. Ambalajsız olarak satılan bu sütlere dayanma süresini uzatmak amacıyla karbonat, soda gibi maddeler katılmış olabilir. Hatta yağı alınıp su katılarak da hile yapılmış olabilir. Bu sütler tüketiciye ulaşana kadar soğuk zincir sağlanamadığından mikroorganizma yükü artabilir. Yine evlerde kontrollü ısıtma yapılamadığı için ve hatta kaynatıldığı için sütte vit B1, B6, B12, folik asit, vit C kaybı, renk ve lezzet değişiklikleri olur. Bu nedenlerle her zaman orijinal ambalajlı pastörize veya uzun ömürlü (UHT) sütler alınmalıdır.
Günlük çiftlik sütü , köy sütü ve organik Süt ve Süt ürünleri satın alınırken, soğukta muhafaza edildiğinden emin olunmalıdır.
Ambalajında herhangi bir sızıntı veya başka bir hasar olmamalıdır.
İmal tarihi ve son kullanma tarihine bakılarak satın alınmalı, son kullanma tarihi geçen ürün tüketilmemelidir.
Süt ve süt ürünleri satın alındıktan sonra en kısa sürede buzdolabına konmalı ve orada muhafaza edilmelidir.

süt ve yoğurtlar

Raflardaki süt ve yoğurtlarda mikroorganizmalar ürer mi? Ürünler nasıl taze kalır?

Süt ve yoğurt fabrikalarında ürünler tamamen hava ile temas etmeyen ortamlarda üretilmektedir. Havasız ortam, hava ve oksijen ile çoğalan mikroorganizmaların yaşamasına imkân vermemektedir. Saklama koşullarına uyulduğu takdirde raf ömrü boyunca ürünler tazeliğini korur.
Süt, UHT işleminde içindeki vitaminleri kaybeder mi?

         Süt, pastörize edilmesi ve UHT işlemi sırasında yüksek sıcaklığa maruz kaldığı için içindeki vitaminleri kaybeder inanışı yanlış. Süt pastörize işlemi sırasında sadece birkaç saniye yüksek ısıya maruz kalmakta ve bu sayede içindeki mikroplar ölmekte ancak vitaminler korunmaktadır. Türkiye’de hâlâ sokak sütü tüketilmektedir. Bu sokak sütleri çiğ olarak tüketilirse ölümle sonuçlanabilecek hastalıkları taşımaktadır. Sokak sütü tüketenler, sütü uzun bir süre kaynatmaktadır. Vitaminler asıl işte o zaman kaybedilmektedir.
İnek sütüne karşı intoleransı olan keçi sütü kullanabilir mi?

Keçi sütü genellikle inek sütü proteinlerine alerjisi olan insanlara bir çözüm olarak gösterilir. Ne yazık ki bu her zaman geçerli değildir.

Keçi sütünün inek sütünden daha iyi tolere edilip edilmediği, alerjiye neden olan proteinin tipine bağlıdır. Pek çok insanda inek sütüne karşı gösterilen alerjik reaksiyonun nedeni b-lactoglobulin diye bilinen bir protein çeşididir. Bununla birlikte bu protein keçi sütünde de bulunmaktadır ve bu nedenle keçi sütü bu proteine alerjisi olan kişilere alternatif olamaz.

 Keçi sütünü inek sütünün alternatifi olarak da olsa tüketmek faydalıdır. Bunu doktorunuz veya diyetisyeninizin gözetiminde tüketmeniz, oluşabilecek herhangi bir semptomun hayati risk taşıması açısından önemlidir. Bu durum bir yaşın üzerindeki çocuklar için de geçerlidir. Bu alternatif tüketim, önemli bir protein ve kalsiyum kaynağını diyetimize ekleyecektir.

 Uht işlemi sonucunda, sütün içerdiği besin maddelerinde değişiklikler oluyor mu?

Sütün içerdiği proteinlerin %80’i kazeindir ve kazein üzerinde UHT işleminin hiçbir etkisi yoktur. Geri kalan %20 oranındaki protein ise, serum proteini, yani kesilmiş süt suyu proteinidir. Ancak serum proteinlerinin doğal yapısındaki kayıp, proteinin fiziksel durumunda meydana gelir; yani suda çözünürlük özelliğini kaybeder. Bu ise, besin değerinden bir kayıp anlamına gelmez, tersine sindirimi kolaylaştırır.
Süt nasıl içilmelidir? Ambalajlı süt ısıtılıp içilebilir mi? Isıtılırsa besin değeri düşer mi?

Isıtmak istiyorsanız 30-35°C de ısıtabilirsiniz (kaynatma değil). Eğer ısıtma işlemini kaynatmaya dönüştürmüyorsanız ve buzdolabında çıkarıp kısık ateşte 1- 2 dakika tutuyorsanız, besin öğelerindeki kayıplar oldukça sınırlı olacaktır.

Ancak UHT süt de pastörize süt de hiç bir ısıl işlem uygulanmadan tüketilebilir.
Uzun ömürlü süt katkı maddesi içeriyor mu?

UHT Uzun Ömürlü Süt’ün katkı maddesi içerdiği yaygın bir yanlış inanış. UHT süt hiç bir katkı maddesi içermeksizin, UHT ve aseptik ambalajlama teknolojisi ile Uzun Ömürlü hale geliyor. UHT teknolojisinde süt çok kısa bir süre yüksek ısıda tutularak içindeki zararlı mikroorganizmalardan arındırılıyor.

Aseptik ambalaj, hava ve ışık gibi dış etkenlerin süte ulaşmasını engelliyor ve böylelikle sütün içinde yüksek ısıya dayanıklı ancak uyku halindeki sporların üremesi önleniyor.

Sonuç olarak sütün dört ay süresince oda sıcaklığında tazeliğini koruması sağlanıyor.

Süt ve süt ürünleri evde muhafazası ve kullanımı nasıl olmalı?

Süt ve süt ürünleri evde muhafazası ve kullanımı nasıl olmalı?

Süt ve süt ürünleri buzdolabı koşullarında 0-4 C de muhafaza edilmelidir.

Buzdolabında muhafaza ederken kapalı bir kapta veya orijinal ambalajında muhafaza edilmelidir.
Derin dondurucuda muhafaza edilmemelidir.
Oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemelidir.
Pastörize veya UHT sütlerin evlerde tekrar kaynatılmasına gerek yoktur. İstenirse 45-50°C ye kadar ısıtılabilir.
Özellikle tereyağı, yüksek sıcaklık, hava ve ışıktan daha çabuk etkilenir ve bozulur. Bu nedenle muhafaza şartlarına dikkat etmek gerekir.

İnek sütüne karşı intoleransı olan keçi sütü kullanabilir mi?

Keçi sütü genellikle inek sütü proteinlerine alerjisi olan insanlara bir çözüm olarak gösterilir. Ne yazık ki bu her zaman geçerli değildir.

Keçi sütünün inek sütünden daha iyi tolere edilip edilmediği, alerjiye neden olan proteinin tipine bağlıdır. Pek çok insanda inek sütüne karşı gösterilen alerjik reaksiyonun nedeni b-lactoglobulin diye bilinen bir protein çeşididir. Bununla birlikte bu protein keçi sütünde de bulunmaktadır ve bu nedenle keçi sütü bu proteine alerjisi olan kişilere alternatif olamaz.

 Keçi sütünü inek sütünün alternatifi olarak da olsa tüketmek faydalıdır. Bunu doktorunuz veya diyetisyeninizin gözetiminde tüketmeniz, oluşabilecek herhangi bir semptomun hayati risk taşıması açısından önemlidir. Bu durum bir yaşın üzerindeki çocuklar için de geçerlidir. Bu alternatif tüketim, önemli bir protein ve kalsiyum kaynağını diyetimize ekleyecektir.


Süt, UHT işleminde içindeki vitaminleri kaybeder mi?

         Süt, pastörize edilmesi ve UHT işlemi sırasında yüksek sıcaklığa maruz kaldığı için içindeki vitaminleri kaybeder inanışı yanlış. Süt pastörize işlemi sırasında sadece birkaç saniye yüksek ısıya maruz kalmakta ve bu sayede içindeki mikroplar ölmekte ancak vitaminler korunmaktadır. Türkiye’de hâlâ sokak sütü tüketilmektedir. Bu sokak sütleri çiğ olarak tüketilirse ölümle sonuçlanabilecek hastalıkları taşımaktadır. Sokak sütü tüketenler, sütü uzun bir süre kaynatmaktadır. Vitaminler asıl işte o zaman kaybedilmektedir.
Süt satın alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Süt ve süt ürünleri her gün tüketilen veya tüketilmesi gereken gıdalardır. Ancak bu ürünleri gerek satın alırken gerekse evlerimizde kullanırken dikkat etmemiz gereken bazı önemli noktalar vardır.

 Süt ve süt ürünleri satın alınırken orijinal ambalajlı olanlar tercih edilmelidir. Açıkta satılan peynirler, dondurmalar, tereyağı hijyenik koşullarda üretilmediği gibi bazı insan sağlığına zararlı hastalık yapıcı mikroorganizmaları içerebilir. Örneğin çiğ sütten yapılan bu ürünlerde Brusella, Salmonella gibi insan sağlığını önemli derecede tehdit eden mikroorganizmalar olabilir.
   Sokakta satılan çiğ sütler alınmamalıdır. Ambalajsız olarak satılan bu sütlere dayanma süresini uzatmak amacıyla karbonat, soda gibi maddeler katılmış olabilir. Hatta yağı alınıp su katılarak da hile yapılmış olabilir. Bu sütler tüketiciye ulaşana kadar soğuk zincir sağlanamadığından mikroorganizma yükü artabilir. Yine evlerde kontrollü ısıtma yapılamadığı için ve hatta kaynatıldığı için sütte vit B1, B6, B12, folik asit, vit C kaybı, renk ve lezzet değişiklikleri olur. Bu nedenlerle her zaman orijinal ambalajlı pastörize veya uzun ömürlü (UHT) sütler alınmalıdır.
. Süt ürünleri satın alınırken, soğukta muhafaza edildiğinden emin olunmalıdır.
. Ambalajında herhangi bir sızıntı veya başka bir hasar olmamalıdır.
. İmal tarihi ve son kullanma tarihine bakılarak satın alınmalı, son kullanma tarihi geçen ürün tüketilmemelidir.
. Birkaç gün içerisinde tüketilecek miktarda alınmalıdır.
. Süt ve süt ürünleri satın alındıktan sonra en kısa sürede buzdolabına konmalı ve orada muhafaza edilmelidir.
Üretici firmanın Çalışma İzni veya İşletme Onay belgesininolmasına dikkat edilmelidir.
Uht işlemi sonucunda, sütün içerdiği besin maddelerinde değişiklikler oluyor mu?

Sütün içerdiği proteinlerin %80’i kazeindir ve kazein üzerinde UHT işleminin hiçbir etkisi yoktur. Geri kalan %20 oranındaki protein ise, serum proteini, yani kesilmiş süt suyu proteinidir. Ancak serum proteinlerinin doğal yapısındaki kayıp, proteinin fiziksel durumunda meydana gelir; yani suda çözünürlük özelliğini kaybeder. Bu ise, besin değerinden bir kayıp anlamına gelmez, tersine sindirimi kolaylaştırır.

Çiğ Süt Hijyeni ve Sağlık Gereklilikleri

Çiğ Süt Hijyeni ve Sağlık Gereklilikleri

ÇİĞ SÜT HİJYENİ VE SAĞLIK GEREKLİLİKLERİ

(Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Yönetmeliğine göre)

 Süt, hayvanların meme bezlerinin bir sekresyonu olup, süt denildiğinde daha çok inek sütü anlaşılır. Şayet diğer hayvanlardan elde edilmiş ise hayvanların tür ismi ile birlikte kullanılır. Örneğin keçi sütü, koyun sütü gibi. Bütün memelilerde doğumu takiben süt sekresyonu gerçekleşir. Özellikle bebeklerin vazgeçilmez bir gıdası olarak bilinen süt, aynı zamanda yetişkinler için de en önemli gıdadır. Sütün kesin bileşimini vermek oldukça zordur. Çünkü sütün bileşimini etkileyen mevsim, beslenme koşulları, sağım şekli,  sağım zamanı laktasyon periyodu, hayvanın türü, ırkı gibi pek çok faktör vardır.

Süt, yağ, laktoz, protein, mineral madde ve sudan oluşan kompleks bir karışımdır.

Süt ve süt ürünleri tüketmenin önemi nedir?

İnsan yaşamının her evresinde gerekli olan süt, C vitamini ve demir dışında makro ve mikro besin öğeleri için iyi bir kaynaktır. Özellikle çocukluk, gebelik-emziklilik ve yaşlılık dönemlerinde kemik sağlığı açısından oldukça önemli olduğu bilinmektedir. Süt ve süt ürünlerine özellikle kalsiyum ve fosfor başta olmak üzere bazı önemli mineraller, protein ve riboflavin gibi bazı B grubu vitaminlerin kaynağı olarak bakıldığında halk sağlığı açısından önemli bir besin grubu olduğu hemen anlaşılacaktır.

Süt proteini iyi kaliteli olup, vücutta kullanım oranı % 90’dır. Süt proteinlerinin vücutta bilinen büyüme-gelişmeye katkısı, doku farklılaşmalarındaki etkinliğinin yanı sıra; kalsiyum emilimi ve immün fonksiyonlar üzerine olumlu etkilerinin olduğu, kan basıncını ve kanser riskini azalttığı, vücut ağırlığının kontrolünde etkin olduğu, diş çürüklerine karşı koruyucu olduğu bilinmektedir.

Süt karbonhidratı olan laktoz, süt enerjisinin kaynağıdır. Laktoz, beyin ve sinir hücrelerinin oluşumunda, bağırsak hareketlerini düzenlemede yardımcıdır. Uygun ortam (pH) sağlayarak faydalı bağırsak bakterilerini geliştirir. Süt içme alışkanlığı olmayanlarda hafif mide bulantısı, karında gaz, midede ekşime ve hafif ishal görülebilir. Bu bulgular süt içmeye devam ettikçe geçer.

Süt yağı, süt enerjisinin bir diğer kaynağıdır. Yağda eriyen vitaminlerin (A, E, D, K) emilimini sağlar. Özel durumlarda ve yetişkinlik çağında yarım yağlı ya da yağsız süt de tüketilebilir. Süt yağında bulunan yağ asitlerinin, özellikle çocukların sinir sistemi ve entelektüel kapasitelerinin gelişimini sağlayan bir değişken olduğu bildirilmiştir.

Süt, minerallerden (kalsiyum, fosfor, iyot, sodyum, magnezyum) zengindir. Süt, hiç bir besinde olmadığı kadar fazla ve kullanılabilirliği yüksek kalsiyum mineralini içerir. Kalsiyum, fosfor ve magnezyum kemik dokusunun temel bileşenidir. Çocukluktan 20-25 beş yaşına kadar dengeli beslenme ile kemik mineral dokusu artar. Yaşlılıkta ise hareketsizlik ve hormonal dengenin değişimine bağlı olarak kemik mineral dokusu azalır. Kalsiyum, fosfor ve protein içeriği zengin olan süt, çocukluk ve gençlikte kemik dokusunun gelişimini sağlar, yaşlılıkta ise kaybı azaltır. Süt proteini, kalsiyum emilimini arttırdığı gibi, kemik dokusu hücrelerinin oluşumunu sağlar. Süt karbonhidratı olan laktoz da ince bağırsaklardan kalsiyum emilimini arttıran önemli bir faktördür.

Süt, büyüme ve gelişmeyi, besin ögelerinin vücutta elverişli kullanılmasını, sinir sisteminin fonksiyonlarının yerine getirilmesini, vücut direncinin gelişmesini ve kan yapımında fonksiyonu olan çok sayıda vitaminleri içerir. Riboflavin (B2 vitamini), B12, A vitamini, B6, B1, niasin ve folik asit sütte yeterli miktarda bulanan vitaminlerdir. Sütün bileşiminde yer alan başta vitaminler ısı ve ışık gibi birçok fiziksel ve kimyasal etkiye karşı son derece duyarlıdırlar. Sütün işlenmesi sırasında özellikle ısı ile muamele ve taşınma sırasında ultraviyole ışınlara maruz kalmaları ile besin ögelerinde oluşan kayıplar sağlık açısından istenilmeyen bir durumdur.

Süt ve süt ürünleri tüketiminin arttırılması, yeterli ve dengeli besin öğesi ve enerji alınımının sağlanması açısından sağlık profesyonelleri tarafından önerilmektedir. Dünya geneline bakıldığında her ülke için farklı miktarlarda süt ve süt ürünleri tüketimi söz konusudur. Ülkemizde ise süt içme alışkanlığının çok az olduğu dikkatleri çekmektedir. 1974 Türkiye Ulusal Beslenme Araştırması sonuçlarına göre süt–yoğurt tüketimi kişi başına günlük 78,7 gram iken, 1984 yılı araştırmasında 69 grama düşmüştür.

Sütün besin öğesi içeriği elde edildiği hayvan türüne göre farklılık göstermektedir. Ortalama %88’i su olan inek sütü 100’den fazla farklı bileşen içermektedir. Süt ve süt ürünleri; protein, kalsiyum, fosfor, A vitamini, bazı B vitaminleri (özellikle riboflavin, B12 ) için iyi bir kaynaktır.

Sağlıklı bireylerin yeterli ve dengeli beslenmesi için tüketilmesi önerilen süt miktarı yaş, cinsiyet ve fizyolojik duruma (büyüme ve gelişme dönemi, gebelik, emziklilik, yaşlılık) göre değişiklik göstermektedir. Ulusal Süt ve Süt Ürünleri Konseyi’nin yayınladığı Beslenme Rehberi’nde 2-4 (400-800 ml) porsiyon ve Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi’nde yetişkin bireylerin 2 porsiyon [bir porsiyon: bir orta boy su bardağı (200 ml)], çocuklar, adölesan dönemi gençler, gebe ve emzikli kadınlarla menopoz sonrası kadınların 3-4 (600-800 ml) porsiyon tüketmeleri önerilmektedir.

İnsan beslenmesinde mükemmel bir gıda olarak nitelendirilen sütten elde edilen başta peynir, yoğurt, tereyağ, dondurma olmak üzere süt ürünleri de vazgeçilmez gıdalardır.

Tereyağı fazla miktarda yağ içermesi nedeniyle enerji kaynağı olduğu gibi, sindirilme oranı da yüksektir. Ayrıca vit A içerir.

Peynir, yine en önemli protein, yağ, kalsiyum, fosfor ve vit A kaynağıdır.

Dondurma, lezzetli ve kolay sindirilebilir bir ürün olmasının yanında, protein, kalsiyum, fosfor ve vit B1 içerir. Fazla miktarda yağ içerdiğinden aynı zamanda vit A kaynağıdır.

Yoğurt, sindirimi kolay, beslenme değeri yüksek, doğal bağırsak florasının oluşmasına yardımcı, her gün diyette bulunması gerekli en önemli süt ürünüdür.

Yine kefir, asidofiluslu süt, krema gibi süt ürünleri de beslenme ve sağlık açısından önemli süt ürünleridir.

Bu özellikleri nedeniyle süt, sağlığın korunarak devamını sağlayan önemli bir besindir. Ancak sütçok sayıda ve önemli fonksiyonları olan besin öğelerini yapısında bulundurması nedeniyle, tüketilmesi gereken sütün mikroorganizmalar açısından da önemli bir besin olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır.

Süt, insanda hastalığa neden olabilen zararlı mikroorganizmaların üremesi için elverişli bir besi yeridir. Brusella (yavru atar hastalığı), tüberküloz, tifo, paratifo, şap, şarbon, sarılık gibi hastalık etkenleri çiğ sütten insana geçebilen hastalıklardır. Sağımdan tüketiciye ulaşıncaya kadar açıkta kalan süte, süt sağıcısından, kaplardan, hayvan memesinden (kan, irin, kıl vb.) ve çevreden (toz, toprak, haşarat ve gübre atıkları) de bulaşanlar geçebilmektedir.                            

ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çiğ Süt, Kolostrum, Süt Ürünleri ve

Kolostrum Bazlı Ürünler

Çiğ süt ve kolostrumun birincil üretimine ilişkin gereklilikler

MADDE 53 – (1) Çiğ sütü ve kolostrumu üreten ve/veya toplayan gıda işletmecisi; çiğ süt ve kolostrum üretimindeki sağlık gerekliliklerine, süt ve kolostrum üreten hayvancılık işletmelerinin hijyen gerekliliklerine, çiğ süt ve kolostrum için belirlenen kriterlere uymak zorundadır.

Çiğ süt ve kolostrum üretimindeki sağlık gereklilikleri

MADDE 54 – (1) Çiğ süt ve kolostrum aşağıda belirtilen hayvanlardan elde edilir:

a) Süt ve kolostrum aracılığıyla insanlara geçebilecek herhangi bir bulaşıcı hastalık belirtisi göstermeyen.

b) Genel sağlık durumu iyi, sütün ve kolostrumun bulaşmasına neden olabilecek hastalık belirtisi göstermeyen, özellikle akıntılı herhangi bir genital enfeksiyonu, ishal ve ateşle seyreden bağırsak enfeksiyonu veya tanımlanabilir bir meme yangısı olmayan.

c) Sütü ve kolostrumu etkileyebilecek herhangi bir meme yarası olmayan.

ç) Canlı Hayvanlar ve Hayvansal Ürünlerde Belirli Maddeler ile Bunların Kalıntılarının İzlenmesi İçin Alınacak Önlemlere Dair Yönetmelik hükümlerinde kullanımına müsaade edilmeyen madde veya ürünler uygulanmamış ve izin verilmeyen uygulamaya maruz bırakılmamış.

d) İzinli veteriner tıbbi ürünleri kullanıldığında, bu ürünler için tavsiye edilen kalıntı arınma süresinin tamamlandığı gözlemlenen.

(2) Çiğ süt ve kolostrum, tüberküloz ve bruselloz açısından aşağıdaki şartları taşıyan hayvanlardan elde edilir:

a) Bruselloz açısından çiğ süt ve kolostrum;

1) Kanun ve 3/4/2009 tarihli ve 27189 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bruselloz ile Mücadele Yönetmeliğine göre brusellozdan ari veya resmi olarak ari olan bir sürüye ait inek, koyun, keçilerden elde edilir.

2) Bruselloz şüpheli diğer tür hayvanlar için, hastalığın düzenli olarak kontrol edildiği sürülere ait hayvanlardan elde edilir.

b) Tüberküloz açısından, çiğ süt ve kolostrum;

1) 5996 sayılı Kanun ve 2/4/2009 tarihli ve 27188 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sığır Bovine Tüberkülozu Yönetmeliğine göre tüberkülozdan ari olan bir sürüye ait inek, mandalardan elde edilir.

2) Tüberküloz şüpheli diğer tür hayvanlar için, hastalığın düzenli olarak kontrol edildiği sürülere ait hayvanlardan elde edilir.

c) Eğer keçiler, ineklerle birlikte tutuluyorsa, keçiler tüberküloz için muayene ve test edilir.

(3) Bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan şartları karşılamayan hayvanlardan elde edilen çiğ süt, Bakanlığın izni ve aşağıdaki koşulları sağlaması şartı ile;

a) Tüberküloz veya bruselloz testlerine pozitif reaksiyon göstermeyen ve bu hastalıkların herhangi bir belirtisini taşımayan inekler veya mandalardan elde edilen çiğ süt, alkali fosfataz testine negatif reaksiyon gösterecek bir ısıl işleme tabii tutulduktan sonra,

b) Bruselloz testlerine pozitif reaksiyon göstermeyen veya onaylanmış bir eradikasyon programının parçası olarak bruselloza karşı aşılanan ve bu hastalığın herhangi bir belirtisini göstermeyen koyun ve keçilerden elde edildiğinde; en az 2 aylık bir olgunlaşma süresine sahip olan peynirlerin üretiminde veya alkali fosfataz testine negatif reaksiyon gösterecek bir ısıl işleme tabii tutulduktan sonra,

c) Tüberküloz veya bruselloz testlerine pozitif reaksiyon vermeyen ve bu hastalıkların herhangi bir belirtisini göstermeyen, bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) nci alt bendinde veya bu maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendinde yer alan kontrollerden sonra bruselloz veya tüberküloz belirlenmiş bir sürüye ait diğer tür hayvanların dişilerinden elde edildiğinde; güvenliğini sağlayacak bir işlem uygulanmışsa,

kullanılır.

(4) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarındaki şartlara uyumlu olmayan, 5996 sayılı Kanun ve Bruselloz ile Mücadele Yönetmeliği ile Sığır Bovine Tüberkülozu Yönetmeliğine göre özellikle tuberküloz veya bruselloz testlerine pozitif reaksiyon gösteren hayvanlardan elde edilen çiğ süt ve kolostrum insan tüketimi için kullanılamaz.

(5) Diğer hayvanların sütünde ve kolostrumunda herhangi bir menfi etkiden kaçınmak için bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında bahsedilen hastalıkların herhangi biriyle enfekte olan veya enfekte olduğundan şüphe edilen hayvanlar etkili bir şekilde izole edilir.

Süt ve kolostrum üreten hayvancılık işletmelerinin hijyeni

MADDE 55 – (1) Tesis ve ekipmanların aşağıdaki gerekliliklere uyumu sağlanır:

a) Sağım ekipmanı ile çiğ süt ve kolostrumun muamele edildiği, depolandığı veya soğutulduğu birimler, sütün ve kolostrumun bulaşma riskini en aza indirecek şekilde konumlandırılır ve inşa edilir.

b) Çiğ sütün ve kolostrumun depolandığı tesisler; zararlı canlılara karşı korunur ve hayvanların barındığı yerlerden yeterli şekilde ayrılır. Tesislerde bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan şartların karşılanması gerektiğinde uygun soğutma ekipmanı bulunur.

c) Çiğ süt ve kolostrumla temas eden sütün sağımı, toplanması veya taşınması için kullanılan kaplar, güğümler, tanklar gibi tüm ekipmanın yüzeyleri; bakımlı, kolay temizlenebilir, gerektiğinde dezenfekte edilebilir olmalı ve sağlam bir şekilde uygun koşullarda muhafaza edilmelidir. Bu amaçla pürüzsüz, yıkanabilir ve toksik olmayan malzeme kullanılır.

ç) Çiğ süt ve kolostrumla temas eden tüm yüzeyler, kullanımdan sonra temizlenir ve gerekli durumlarda dezenfekte edilir. Çiğ süt ve kolostrumun nakliyesinde kullanılan konteyner ve tanklar, her nakilden veya yükleme ve boşaltma zaman aralığının çok kısa olduğu her seri nakilden sonra, tüm hallerde ise günde en az bir defa tekrar kullanımdan önce uygun bir şekilde temizlenir ve dezenfekte edilir.

(2) Süt sağım, toplama ve taşıma sırasında aşağıdaki gerekliliklere uyum sağlanır:

a) Sağım, aşağıdaki hususlar sağlanarak hijyenik bir şekilde yürütülür;

1) Sağıma başlamadan önce, meme uçları, memeler ve civarı temizlenir.

2) Her bir hayvandan alınan süt ve kolostrum, sağımı yapan kişi tarafından veya otomatik sağımın olduğu durumlarda uluslararası kabul görmüş başka bir yöntem kullanarak duyusal veya fiziko-kimyasal anormal bulgular bakımından kontrol edilir. Bu kontrol sonucunda süt ve kolostrumda anormal bulguların görülmesi halinde süt veya kolostrum insan tüketimi için kullanılamaz.

3) Meme hastalığı klinik belirtileri gösteren hayvanlardan alınan süt ve kolostrum, veteriner hekim aksine görüş bildirmedikçe insan tüketimi için kullanılamaz.

4) Kalıntıları süte geçme olasılığı olan tıbbi tedavi gören hayvanlar, izlenebilirlik için kaydedilir ve belirlenen kalıntı arınma süresince bu hayvanlardan elde edilen süt ve kolostrum insan tüketimi için kullanılmaz.

5) Sadece Sağlık Bakanlığı tarafından izinli meme ıslatıcıları ve spreyleri kullanılır.

6) Kolostrum ayrı sağılır ve çiğ sütle karıştırılmaz.

b) Sağımdan hemen sonra süt ve kolostrum, bulaşmayı önlemek için uygun şekilde tasarlanmış ve uygun donanıma sahip temiz bir yerde muhafaza edilir ve ayrı depolanır.

1) Sağımdan hemen sonra süt soğutmaya alınır, günlük toplanacaksa 8 °C’den fazla olmayan sıcaklıklara, günlük toplanmayacaksa 6 °C’den fazla olmayan sıcaklıklara hemen soğutulur.

2) Sağımdan hemen sonra kolostrum soğutmaya alınır, günlük toplanacaksa 8 °C’den fazla olmayan sıcaklıklara, günlük toplanmayacaksa 6 °C’den fazla olmayan sıcaklıklara hemen soğutulur veya dondurulur.

c) Nakliye süresince soğuk zincir muhafaza edilir ve işleme tesisine vardığındaki süt ve kolostrumun sıcaklığı 10 °C’den fazla olamaz.

ç) Eğer süt, bu Yönetmeliğin 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen kriterleri karşılıyorsa aşağıdaki durumlarda bu fıkranın (b) ve (c) bentlerinde yer alan sıcaklık gerekliliklerine uyulması gerekmez:

1) Süt sağımdan sonra 2 saat içinde işlenecekse, veya

2) Belirli süt ürünlerinin üretimine ilişkin teknolojik sebeplerle daha yüksek bir sıcaklık gerekli ise ve bu duruma Bakanlık tarafından izin verilmişse.

(3) Çalışanların hijyeni için aşağıdaki gerekliliklere uyum sağlanır:

a) Çiğ süt ve kolostrum sağımını ve/veya ilgili işlemleri gerçekleştiren kişiler; uygun ve temiz kıyafetler giymelidir.

b) Sağımı yapan ve/veya ilgili işlemleri gerçekleştiren kişiler, işlemden önce ellerini yıkamalı, işlem boyunca temiz tutmalı ve kişisel temizliğine azami özeni göstermelidir. Bu amaçla, sağım ve muamele yerinin yakınında işlemi gerçekleştiren kişinin elini ve kolunu yıkayabileceği uygun düzenek bulunur.

Çiğ süt ve kolostrum için gereklilikler

MADDE 56 – (1) Çiğ süt ve kolostrum için aşağıdaki gereklilikler sağlanır:

a) Süt ve süt ürünlerinin kalitesine ilişkin kriterler, özel bir mevzuat ile belirlenmiş ise ilgili hükümleri uygulanır.

b) Süt üreten hayvancılık işletmelerinden rastgele örnekleme ile toplanan temsili sayıdaki süt numunelerinin bu fıkranın (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen hükümlere uygunluğu kontrol edilir. Bu kontroller aşağıdakilerden herhangi biri tarafından veya onlar adına yürütülebilir.

1) Süt üreten hayvancılık işletmecileri,

2) Sütü toplayan veya işleyen gıda işletmecileri,

3) Gıda işletmecileri grupları,

4) Ulusal veya bölgesel kontrol planı kapsamında Bakanlık.

c) Süt üreten hayvancılık işletmecisi ve gıda işletmecisi aşağıdaki gerekliliklere uyar.

1) Süt üreten hayvancılık işletmecisi, çiğ sütün Ek-1’deki kriterleri karşılamasını sağlamak için prosedürleri uygulamaya koyar.

2) İnek dışında diğer türlerden elde edilen çiğ süt herhangi bir ısıl işlem içermeyen süt ürünlerinin üretimi için kullanılacaksa, gıda işletmecisi, kullanılan çiğ sütün Ek-2’deki kriteri karşıladığını temin edecek prosedürleri uygulamaya koyar.

ç) Gıda işletmecisi, bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde belirtilen çiğ sütün piyasaya arzını engellemek için Canlı Hayvanlar ve Hayvansal Ürünlerde Belirli Maddeler ile Bunların Kalıntılarının İzlenmesi İçin Alınacak Önlemlere Dair Yönetmelik hükümlerine aykırı olmayan prosedürleri oluşturur ve uygulamaya koyar.

1) Gıda kodeksi veteriner ilaçları maksimum kalıntı limitleri mevzuatında yer alan maddelerin herhangi biri açısından, mevzuatta verilen maksimum kalıntı limitlerini aşan miktarda antibiyotik kalıntısı içeriyorsa çiğ süt piyasaya sunulamaz.

2) Toplam antibiyotik kalıntılarının toplamı, herhangi izin verilen değeri aşıyorsa, çiğ süt piyasaya sunulamaz.

d) Çiğ süt bu fıkranın (c) ve (ç) bentlerine uygun olmadığında, gıda işletmecisi Bakanlığı bilgilendirir ve durumu düzeltmek için önlemler alır.

Süt ürünleri ve kolostrum bazlı ürünlere ilişkin gereklilikler

MADDE 57 – (1) Süt ürünleri ve kolostrum bazlı ürünlerin üretiminde kullanılacak çiğ süt ve kolostrum için aşağıdaki sıcaklık gerekliliklerine uyulur:

a) Gıda işletmecisi, çiğ süt ve kolostrumu üretim tesisine kabulünde,

1) Sütün 6 °C veya altına hızla soğutulmasını,

2) Kolostrumun 6 °C veya altına hızla soğutulmasını veya dondurulmasını,

işlenene kadar bu sıcaklıkta muhafazasını sağlar.

b) Gıda işletmecisi çiğ süte soğutma işlemini sadece;

1) Sağımdan hemen sonra işlenecekse veya,

2) Üretim tesisine 4 saat içinde kabul edilerek işlenecekse veya,

3) Belirli süt ürünleri veya kolostrum bazlı ürünlerin, üretimine ilişkin teknolojik sebeplerle daha yüksek bir sıcaklık gerekli ise ve bu duruma Bakanlık tarafından izin verilmişse

(2) Çiğ süt, kolostrum, süt ürünleri veya kolostrum bazlı ürünlere uygulanacak olan ısıl işlem için aşağıdaki gerekliliklere uyulur:

a) Gıda işletmecisi, çiğ süt, kolostrum, süt ürünleri veya kolostrum bazlı ürünleri ısıl işleme tabii tutarken, Gıda Hijyeni Yönetmeliğinin 20 nci maddesinde yer alan gereklilikleri sağlar ve özellikle aşağıda tanımlanan işlemlerden birini kullandığında, belirtilen değerlere uyar.

1) Pastörizasyon; en az 72 °C’de 15 saniye uygulanan kısa süreli yüksek sıcaklık veya en az 63 °C’de 30 dakika uygulanan uzun süreli düşük sıcaklık veya eşdeğer etkiyi sağlayan diğer zaman-sıcaklık koşullarının kombinasyonunu içeren ve bu uygulamalardan hemen sonra alkali fosfataz testi yapıldığında ürünlerin negatif reaksiyon gösterdiği işlemdir.

2) Ultra yüksek sıcaklık/UHT; kısa süreli yüksek sıcaklığın aralıksız akışını içeren 135 °C’den az olmayan uygun sıcaklık-zaman kombinasyonunda aseptik olarak kapatılmış ambalajlarda, oda sıcaklığında muhafaza edildiğinde işlenmiş üründe canlı mikroorganizma veya gelişim kabiliyetine sahip sporların olmadığını ve uygulanan ısıl işlemin yeterliliğini gösteren, kapalı ambalajların 30 °C’de 15 gün veya 55 °C’de 7 gün inkübasyonundan veya farklı bir yöntemin uygulanmasından sonra ürünlerin mikrobiyolojik olarak stabil kaldığını garanti eden işlemdir.

b) Gıda işletmecisi, süt ve kolostrumu ısıl işleme tabii tutup, tutmayacağına karar verirken aşağıdaki hususları dikkate alır;

1) Gıda Hijyeni Yönetmeliğinde yer alan tehlike analizi ve kritik kontrol noktaları/HACCP ilkeleri uyarınca geliştirilen prosedürlere uyar.

2) Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik ile Hayvansal Gıdaların Resmi Kontrollerine İlişkin Özel Kuralları Belirleyen Yönetmeliğe uygun olarak işletmelerin onaylanması veya kontrollerin gerçekleştirilmesi sırasında Bakanlıkça istenen ilave şartlara uyar.

(3) Süt ürünleri üreten işletmelerde kullanılacak olan çiğ ve ısıl işlem görmüş inek sütü için aşağıdaki gerekliliklere uyulur:

a) Süt ürünleri üreten gıda işletmecisi, tehlike analizi ve kritik kontrol noktaları/HACCP ilkelerine dayalı prosedürlerde belirlenmiş kabul süresi aşıldığında, ısıl işlem uygulanmadan hemen önce aşağıda belirtilen kriterleri sağlamak için gerekli prosedürleri uygular.

1) Süt ürünlerinin hazırlanmasında kullanılacak çiğ inek sütü 30 °C’de her mililitrede 300.000’den az koloni sayısına sahip olmalıdır.

2) Süt ürünleri üretiminde kullanılacak ısıl işlem görmüş inek sütü 30 °C’de her mililitrede 100.000’den az koloni sayısına sahip olmalıdır.

b) Bu fıkranın (a) bendinde yer alan kriterlerin karşılanmadığı durumda süt ürünleri üreten gıda işletmecisi Bakanlığı bilgilendirir ve bu durumu düzeltmek için tedbir alır.

Süt ve süt ürünleri ile kolostrum ve kolostrum bazlı ürünlerin ambalajlanması

MADDE 58 – (1) Tüketime sunulan ambalajların kapatılması, sıvı süt ürünleri ile kolostrum bazlı ürünlere son ısıl işlemin uygulandığı yerde dolumdan hemen sonra bulaşmayı önleyecek şekilde kapatma araçlarıyla gerçekleştirilir. Kapatma sistemi, açıldıktan sonra ürünün açılmış olduğunun kolayca anlaşılmasını sağlayacak şekilde tasarlanır.

Süt ve süt ürünleri ile kolostrum ve kolostrum bazlı ürünlerin etiketlenmesi

MADDE 59 – (1) Süt ve süt ürünleri ile kolostrum ve kolostrum bazlı ürünlerin etiketlenmesi gıda kodeksi etiketleme mevzuat hükümlerine uygun olmalıdır. Silinmeyecek şekilde işaretlenmiş olan ve bu nedenle herhangi bir etiket taşımayan tekrar kullanılabilen cam şişeler ve en geniş yüzeyi 10 cm2 den küçük olan ambalaj veya kaplar hariç olmak üzere bu hükümlere ek olarak;

a) Çiğ sütün etiketinde “çiğ süt” ibaresi,

b) Prosesinde ısıl işlem veya fiziksel veya kimyasal herhangi bir işlemin bulunmadığı çiğ sütten elde edilen ürünlerin etiketlerinde “çiğ sütten üretilmiştir” ibaresi,

c) Kolostrumun etiketinde “kolostrum” ibaresi,

ç) Kolostrumdan elde edilen ürünlerin etiketinde “kolostrumdan elde edilmiştir” ibaresi, yer almalıdır.

(2) Bu maddenin birinci fıkrasında yer alan gereklilikler son tüketiciye arz edilen ürünlere uygulanır. Etiketleme terimi ürün ile birlikte sunulan ve ürünü ilgilendiren ambalaj, doküman, uyarı gibi bilgi ve belgeleri de içerir.

Tanımlama işareti

MADDE 60 – (1) Bu bölümdeki ürünler için bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinde yer alan şartlara istisna olarak, ambalaj veya paket üzerindeki işletmenin onay numarasının yerini gösteren referans, tanımlama işareti yerine geçebilir.

(2) Gıda işletmecisinin süt ürünleri üreten veya yeniden ambalajlayan birden fazla işletmesi var ise; üretim veya yeniden ambalajlamanın yapıldığı işletmenin tanımlama işaretinin açık bir şekilde işaretlenmesi şartıyla, etikette diğer işletmelere ait tanımlama işaretleri de yer alabilir.